Bu Sayfayı Paylaş
Bu Sayfayı Beğen

O şarkılar boşuna yazılmamış! Fikret Şeneş'in muhteşem aşk hikayesi

19.Şubat.2015
O şarkılar boşuna yazılmamış! Fikret Şeneş'in muhteşem aşk hikayesi

Fikret Şeneş, şarkı sözleri yazmaya başladığında 30’larındaydı. Dönemin ünlü işadamlarından Bedii Çapa’dan yeni boşanmıştı. 1950’lerin ortaları. Erol Büyükburç İngilizce şarkılarla kasıp kavuruyordu ortalığı. Şeneş ilk kez ona, İngilizce bir şarkı yazdı.dı duyulunca Tanju Okan çaldı kapısını, Frank Sinatra’nın alametifarikalarından olan “Strangers In The Night’ı Türkçeye çevirelim” teklifiyle. “Yok” dedi önce, “Türkçe yazamam”. Sonra onu Türkçe popun ilk kadın yazarı yapacak sözler geldi: “Gece karanlık eller birleşmiş/ Gece karanlık kalpler sözleşmiş.”

Ve kendisi de bir gece karanlığında, Kulüp Reşat’ta hayatının akışını değiştirecek- adamla tanıştı: Askeri pilot Kemal Bey. Sözlendiler. Ancak Kemal Bey çocuk istiyordu, Fikret Şeneş ise halihazırda iki çocuk annesiydi. Bu müzakere sürerken Kemal Bey’in çapkınlıklarını haber aldı. Gidip başkasıyla evlendi. Bu kadarla bitmedi hikâye.Fikret Hanım’dan 15 gün sonra Kemal Bey de evlendi. Ne var ki bu nikâhlar ikisi için de “son” değildi. Aksine, 50 yıl sürecek bir gizli aşk başladı. Ve bugün ezbere söylediğimiz o sözler, bu aşkın gücüyle, acılarıyla yazıldı. Ona kızdı, “Seveceğim gezeceğim/ Görürsün sana neler edeceğim” dedi. Kıskandı, “Sevgiyi buldun mu yabancı kollarda/ Mutlu oldun mu?” diye sordu. İlk kez ayrıldıkları gün ağlaya ağlaya “Sensiz Yıllarda”yı yazdı.

Kemal Bey’in ailesi bilmiyordu bu ilişkiyi, hiçbir zaman da öğrenmediler. Fikret Şeneş ise oğullarını “bir günah gibi gizlediği” bu aşka şahit etmişti. Küçük oğlu Celal Çapa, “Annemi mutlu ettiği sürece Kemal Bey’in başımızın üzerinde yeri vardı. Ama annem içinde fırtınalar yaşayan bir kadındı ve onunla başa çıkmak zordu.Kemal Bey de annemle başa çıkamadı. Annemin ilham kaynağı keşke Kemal Bey yerine biz olsaydık” dedi bir söyleşide. Kavuşamadıkça yazdı, yazdıkça büyüdü. Ve bu derin aşk acısı Fikret Şeneş’i yarattı.

Bu şarkıların yarattığı biri daha vardı: Fikret Şeneş’in 250 şarkısının üçte birini seslendiren ve ilişkileri aşkla nefret arasında salınıp duran Ajda Pekkan. “Ben olmasam o bu kadar ünlenmezdi, o olmasa da ben” diyecek kadar dürüst, “Ajda’ya hep söylerim: Kusurlarını affettim çünkü benim elbiselerimi taşıyan en güzel mankensin” diyecek kadar iğneleyiciydi.Son şarkısını da ona verdi: “İnsan alışır zamanla korktuğu yalnızlığa/ Kalsam da bir başıma yeterim kendi kendime.” Yıl 1996’ydı. Artık adının anılmamasından kırgındı. Kimseye de eyvallahı yoktu.

“Bir Hata”yı yazdı, bu defteri kapattı. “Yeniyetme söz yazarları dört satırı zor anlatıyor” diyordu, “İçine iki ayıp cümle koyup şarkı yazdıklarını sanıyorlar”.Ve 94 yıllık o fırtınalı yaşamöyküsü önceki gün sona erdi. Yazdığı sözler de hayatında Fikret Şeneş adını duymuş duymamış bütün kadınlara miras kaldı.

Club Zigana