Bu Sayfayı Paylaş
Bu Sayfayı Beğen

Trabzon'da bütünlük sağlanamaz

Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, “Bugün yapılan borç gerçek borç olsa Trabzonspor’un müzesinde son 16 yılda 20 tane kupa olurdu. Bu kadar hafif düşünceli insanların Trabzonspor’u yönetmesi zoruma gidiyor” dedi

03.Aralık.2017
Trabzon'da bütünlük sağlanamaz

BOMBA AÇIKLAMALAR

Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Bordo-Mavili kulübün geleceği, başkan adaylığı düşüncesi, kulübün ekonomik durumu, Türk futbolu, tesislerden isminin kaldırılması konusuna kadar gündem yaratacak açıklamalar yaptı. TV 8.5’ta Murat Özarı ve Fikret Engin’in sunduğu Baytahmin programında konuşan Yılmaz, Trabzon’da bütünlük sağlanamayacağını belirterek, kendi döneminden sonra borcun 1 milyar TL’ye nasıl çıktığını araştıracağını söyledi.

ÇEKEMİYORLAR

“Trabzon’un kendine özgü bir hassasiyeti vardır” diyen Yılmaz, “Trabzonspor’un kuruluşu İdmanocağı ve İdmangücü’nün birleşmesiyle olmuştur. Bu kulüpler birbiriyle o gün de dost değildi, ondan sonra da dost kalmadılar. Onlar hep Trabzonspor’u yönetmek istediler. Trabzon’da bütünlük sağlanamıyor. Başka biri gelip üç büyüğü dört büyük yapsa bile çok şampiyonluğa, çok başarılı olmasına gönülleri razı olmadı, çekemediler. Özellikle bu bana yapıldı.

MÜMKÜN DEĞİL

Benim dönemim 84 şampiyonuyuz. 85, 86, 87 yıllarına falan giderdi bu böyle. Çünkü çok iyi bir takımdık. Ama dediğimiz gibi gece 12’den sonra faaliyete geçip yerel futbolcuları arayarak birtakım nasihatlerde bulundular. Çok ağabeyleşmemizi istememişlerdir. Şimdi artık o mümkün değil. Çünkü o bütünlüğü sağlayamazsın. Zaten Trabzonspor’un kadrosunu sayamazsın. Bu çok yabancılıktan da kaynaklanır” ifadelerini kullandı.

BU PARALARI KİM YİYOR?

Yılmaz, kulübün borcuyla ilgili sert ifadeler kullandı: “Şimdi 1 milyar borç var. Bu paraları kimin yediğini araştırıyorum. Kulübün 16 senede bu kadar gideri olmaz. Çünkü gelirleri de var. Kulübün geliriyle gideri arasında fark çok büyük değil. Ama çok büyük gösterilerek kimlerin ne iş yaptığını ortaya koyma zamanı geldi. Futbol böyle oyuncak oldu. Zoruma da gidiyor bir futbol adamı olarak. Ben gittiğim her maçta büyük başkan diye alkışlanmıştım. Şimdi bakıyoruz paralar gidiyor. Çıkanlar maceraperestler ve başarı da yok. Bunun çözümlenmesi gerekiyor. Hileyi hurdayı kaldıramayız. Yani bugün yapılan borç gerçek borç olsa Trabzonspor’un müzesinde son 16 yılda 20 tane kupa olurdu. Ama kupa yok, yani bu gerçek bir borç değil.”

BENİM ÇALIŞANIMDI

Yılmaz, şunları söyledi: “Bunu yapmak çok zor. Millet yemiş gitmiş, parayı ben mi ödeyeyim? Tabii ki ben her zaman gelirim ama önümü açan yok. Ben Özkan Sümer aday olduğu dönem de dedim. Ben adaydım, devam ediyordum ama dedim: ‘O adaysa kürsüye çıkıp ben onunla düello yapmam.’ Çünkü o güne kadar benim ücretle transfer ettiğim, hatta arabamı hediye ettiğim çalışanımdı. Onunla kürsüde nasıl tartışayım? Ben karakteri sert bir adamım. O konuda taviz vermem. Ona o gün destek verenler utansın. Kulübün bu hale gelmesine onlar neden olmuşlardır.”

BORÇ ÖDENMEZ

“Bana gelseler ‘başkanım artık Trabzonspor’u sizin almanız gerekiyor’ deseler dahi olmaz” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Onların yediği parayı niye ödeyeyim? Enayi olurum o zaman. Çok da genç değilim ki para kazanayım. İnançları, idealleri, tarzları olan bir adamım. Neyse adım o şekilde geldim, o şekilde gidiyorum. Trabzonspor’un bu parayı temizleme şansı yok. Özkan Sümer’e düşman değilim. Onu çıkarın zihniyeti biliyorum. Spordan gelip Trabzonspor’a başkan olunmaz, taşınmaz o yük. Taşıyabilecek arkadaş olsaydı verdiğimiz teknik direktörlük görevini aslan gibi yapardı.”

OĞLUMUN BAŞKAN OLMASINI İSTERİM AMA... 

Yılmaz, “Bütün çocuklarım koyu Trabzonsporlu. Tabii ki isterim başkan olmasını ama bu şartlarda önü açılmadan olmaz. Onların kendi kendine paraları yok, gene biz vereceğiz parayı. Biz aynı cebiz. Vermemiz akıllılık da olmaz. Kimin nasıl kullandığını bilmeden edilen borçları ödemek olur mu” dedi.

ANADOLU'NUN KAHRAMANIYIM

“Eskiden de bana Trabzonspor için ne yapacaksın deniyordu” diyen Yılmaz, “Tabii ki takımı yere düşürmem, varım diyordum ben de. Ama o günkü şartlarda. Şimdi takımın sahibi değilim ki. 50. yılda yokum. Yahu bunu sormayan bir taraftar kitlemiz yoksa ben neden sahipleneyim takımı? Tahrik etmiş olmayayım. Sormasınlar. İskenderun’da bile Mehmet Ali Yılmaz’la bir vatandaş fotoğraf çektiriyorsa, Türkiye’nin her ucunda bu varsa Trabzon’da bu niye yok ki? Anadolu’nun kahramanıyım ben yahu. Bunların İstanbul ezikliğini giderdim ben” ifadelerini kullandı. 

BENİ SAHİPLENMEDİLER

Mehmet Ali Yılmaz, en çok kırıldığı şeyin ne olduğu konusunda ise şöyle konuştu: “Halk beni seviyor ama kulüple ilgilenen insanların kongre döneminde beni sahiplenmemesi en çok kırıldığım şeydir. Ben yokum deyince Özkan Sümer’i kovmaları gerekirdi. O zamandan başlıyor, dinamit o zaman koyuldu. Şimdi sorun yok.”

BÖYLE YÖNETİLMEZ

Trabzonspor Onursal Başkanı, yeni stadın açılışına davet edilmeyişiyle alakalı sert konuştu. Yılmaz, “Bu yönetimin hassasiyet duymadığı çok ilginç bir nokta. Şimdi mesela 50. yılda da yokum ben. 50 yılın 37 yılı benimle geçmiş ama ben 50. yılda yokum! Mesela onların bulunduğu tesisler de benim. Açılışa davet edilmemiş olmama tabii ki kızdım. Niye kızmayayım? Bu kadar hafif düşünceli insanların Trabzonspor’u yönetmesi zoruma gitmiştir. ‘Mehmet Ali Yılmaz’ diye herkese gönderilen davetiye geldi. Ki bunu kulüp de göndermedi. Kulübün değil ki stat zaten” dedi.

İSMİMİ KALDIRAMAZLAR

Mehmet Ali Yılmaz, “Tesislerden isminiz kaldırılırsa ne yaparsınız? sorusuna şöyle yanıt verdi: “Bir ara kaldırdılar, Sadri efendi zamanında, bakın efendi diyorum! Onu kulübe alıp yönetici yapan benim. İşbirliği yaptığı kişiler bunu nerden buldunuz, bunu istemiyoruz defalarca dedikleri halde onlar onu yeniden göreve getirmişlerdir. Ama o dönemde kalktı isimler. Hem Kartal’da hem Trabzon’da ismim yok. Ben de bizim çocukları yolladım, ‘tabelayı yerine takın, itiraz eden olursa da alıp bana getirin’ dedim. Bazen de bu şekilde olur. Satma konusu da o zaman gündemdeydi. Ama Tayyip Bey sağ olsun izin vermedi. Biz Kartal tesisini de cumhurbaşkanımızla birlikte açtık. Türk sporuna hizmetse bununla övünecek ben varım.”

HESABINI SORARIM

Yılmaz, tesislerin satılması durumunda ne yapacağı konusunda ise “Yaşarken hesabını sorarım, yaşamıyorsak yapacak bir şey yok da yaşarken sıkar. Ödün vermedim şahsiyetimden, gene de vermem. Akıllı insanlardır, yapmazlar ama düşündükleri an kendileri için iyi olmaz. Bir ara satış yetkisini istediler genel kurulda, biz de olmaz dedik. O zaman güvendiğimiz arkadaşlara, bu bizim haysiyetimizle oynamak demektir, dedik. Şimdiki arkadaşlar bunun faturasını ödeyemezler. Biz fatura ödeten insanlarız. Ben onu çocukken yaptım, mücadele ederek yaptım. Türk futbolunun bir numarasıdır. Benim şeref kartımdır. Verdirmem, Trabzonspor’undur” dedi.

SORUN HOCADA DEĞİLDİ

Trabzonspor’da Ersun Yanal’ın gönderilişiyle ilgili konuşan Yılmaz, “Ersun Yanal’ın gönderiliş sebebini anlamadım. Takımı sadece hocalar yapmıyor. Karışan bazı başkan ve yöneticiler de olur. Trabzonspor’un talihsizliği bu dönem yönetimde bütünlük olmayışıdır. Yönetim kendi arasında yumruk gibi olamamıştır. Bir sürü istifalar var, yarısından çoğu gitti. O da önemlidir. Şimdi Yanal gitti, yerine Rıza Çalımbay geldi, o da iyi isim ama bu arkadaşlardan Trabzon’da çok var. Bunların klasında hatta daha da iyisi Trabzon’da mevcut. Bence onları düşünerek hareket edilmiş olsaydı taraftarın da gönlü kazanılmıştı. Kötü gidişin sebebi Ersun Yanal değildi diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

HERKES BİRBİRİNE DÜŞMAN

“Spor kardeşliktir, barıştır” diyen Mehmet Ali Yılmaz, “Bizim dönemimizde herkesle arkadaştık. Biz tavla oynarken bile kazanmak isteyen insanlarız, arkadaşımızı yenmek istiyoruz. Bundan öteye geçmezdi. Şimdi bakıyoruz bağırıp çağırıyoruz, herkes düşman. Fütursuzlaştık. Daha ahlaklı olacağımıza ahlaksızlığa doğru gittik. Hiç doğru bulmam, üstelik çok da tavır koyarım, kızarım. Taraftarı bu tavırlar etkiliyor. Böyle olunca maç öncesi stat önlerinde kavgalar meydana geliyor” diye konuştu.

ŞENOL GÜNEŞ RENCİDE EDİLDİ

Onursal Başkan Yılmaz, “Yeni stada Şenol Güneş ismini vermediler henüz. Cumhurbaşkanı bu şekilde açıkladı ama henüz uygulamada yok. Trabzonspor’un şu an statla bir ilgisi yok, orada kiralık olarak oynuyor. Ama adında Şenol Güneş yok. Sonra bu adı komplekse vereceğiz dediler, o da yok. Şenol Güneş orada rencide edilmiştir. Bu konuda yasal hiçbir düzenli iş yok. Zoruma giden bir şey daha vardır, o da bizim Hüseyin Avni Aker’in unutulmasıdır. O da etik değildir. Orada adam Trabzonlu diye arazisini bize vermiştir. Adı verilmiş stat şimdi yok, ne kadar ayıp! Böyle mi devamlılık? O zaman herkesin adı silinsin, olur mu bu? Bir milleti millet yapan özelliklerin başında geçmişine sahip çıkması gelir” dedi.

DEMİRÖREN TALİMATLA MI ORADA?

Trabzonspor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’i başarılı bulup bulmadığı konusundaki soruya şöyle yanıt verdi: “Yıldırım Demirören’i çok severim, bizim eniştemiz de olur. Ama onu genel kurul mu seçti, kim seçti, orada bir şüphem var. Demirören döneminde milli takımın da kulüp takımlarımızın da başarısı yok. Bu beni çok rahatsız ediyor. Futbol Federasyonu kendini seçip yönetmeye başladıktan sonra milli takımımız dünya üçüncüsü oldu, diğer kulüplerimizin başarıları oldu, Galatasaray’ın UEFA şampiyonu olması gibi. Bir hayli moralmen yüksek bir spor kamuoyumuz vardı o dönemler ama şimdi hiçbir şey yok. Bu nedenlerden dolayı Demirören ve yönetimini başarılı bulmuyorum. Talimatla mı çalışıyorlar diye bir kuşkum var.”

TÜRKİYE VERGİ CENNETİ OLMUŞ

Türkiye’de yabancı oyuncu sayısı açısından kulüp yöneticilerinin şaibe altında olduğunu belirten Trabzonspor Kulübü Onursal Başkanı Yılmaz, “Çünkü yabancı oyuncu sayısı arttıkça hesap vermek güçleşiyor, kaça alındı, kaça verildi bilinmiyor. Vergi cennetine dönüşmüş Türkiye yabancı oyuncular için. Menajerler aracılığıyla her türlü numara dönebiliyor. Çünkü gelen futbolcular dünya futbolunun takdirini kazanmış oyuncular değil. Böyle çok oyuncu yok Türkiye’ye gelen. Bunlara ne verdik, ne aldık kulüp kayıtlarına bakmak lazım” dedi.

 

İlgili Haberler

Club Zigana